﻿Vay be, bir insan? Bir insan çocuk mu? Harika, kazadan sonra Büyük Ayna Evi'nde oynayacak kimse kalmamıştı.
Açıkçası, geleceğin hakkında bir şeyler duymuştum.
Benim adım Dolirra! Unutma! İki "R" ile.
Oh, bu da ne?
Anahtar. Avludaki depodan, değil mi?
Lon, ne yapıyorsun?
İyi.
Neyse, dinle...
Lon. Belki de bu..?
Arkadaşımız çok hasta ve yardıma ihtiyacımız var.
Bize yardım edecek misin?
Hmm... Şey... Neyse dinle.
Güzel, teşekkürler!
Şimdilik buradan ayrılma.
Şimdi işimizi görecek olan ağaca gideceğiz.
Hazır olduğunda yanımıza gel.

Lon.
Uyan.
Sızlandığın yeter!

Gidiyorum.

Bir balık yakalayana kadar acele etmemiz gereken bir yer yok. Hasta arkadaşımız da bekleyebilir.
Şimdi seni bekliyoruz.
Hazır mısın?
Pekala, başlayalım.
Seni bekleyeceğiz
Yani? Başlıyoruz?
...
Peki şimdi, başlayalım mı?

Yeter artık be! Başlıyoruz!
Çok tembel.

Anladın mı?
Plana göre hareket edeceğiz.
Ne?
O zaman bugün yapın.
Unutma.

İşte, al şunu.
Müzede buldum.
Oldukça hafif ama çok güçlü.
Yani? Ağaçta sıradışı bir şey fark ettiniz mi?
Bir delik açacaksın.
Kesermiş gibi.
Düşünceler böyle ağaçlarda meyve verir ve bu düşüncelerle, hayat doğar.
Ağaçla iletişim kurup ona durumunu göstereceğim.
Maviyi gösterdiğimde - vur.
Kırmızıyı gösterdiğimde - sabit kal.
Odaklan.
Hadi başlayalım...

Oh... İğrenç.
İşte.
Onun kalbi.
Arkadaşımız için yeterli olmayacak.
Onu bana ver.
Evet, hadi çiçeğe gidelim.

Hemen yanımda bir balyoz var.
Bu...
Çok ağır, al onu.
Ha-ha, aslında çok hafif.
Bu çicek...
Ona yazık etmemek lazım... Bu dallar... Bu yapraklar...
Çiçek, iyileştirme sıvısıyla beraber bir mücevher taşıyor.
Bu arkadaşımıza çok yardımcı olacaktır.
Lon, tut şunu.
Hazır mısın?
Çiçeği dinleyeceğim ve üst yarısını keseceğim. Sen de gözyaşlarını parçalayacaksın.
Zayıflatmak için önce köklerini yok etmeliyiz.
Kolayca kesemeyeceğim, o yüzden başlayalım.
Parçala!

Vaov!
Her şey güzel gidiyor!
Şimdi çayırlara gidebiliriz.
Çekiçi atabilirsin, artık işimize yaramaz.

Lon, bak.
Yaraları hızlıca iyileştirebilir.
Neredeyse mavi özsu kadar.
Hadi gölete gidelim.

Oh...
Lon, balık filesi nerede?
Getir bana onu.

Bu son isteğimiz.
Bu gölet balık dolu.
Bir balık o kadar güzel ki onu görmek imkansız!
Ama duyabiliyorsun!
Dinleyeceğiz.
Ve nerede olduğunu sana söyleceğim.
Lon'dan balık filesini al.

Yakala.

Ver bana.
Güzel, şimdi ihtiyacımız olan her şeye sahibiz!
Çok teşekkürler ama buradan mümkün olduğunca çabuk kaçmamız gerekiyor. 
Bizi bağışla, hasta arkadaşımız var biliyorsun, biz...
Anahtarı ilk tanıştığımız yerdeki kütüğün üstüne bıraktık.

Görüşürüz.
Lon, dur.

Ne?
Kızabilir!
Dikkatli ol!

Şimdi bedenini kesip ayıracağım.
Gözyaşları ortayaca çıkacak.
Onlara vurmaya hazır ol.
Az kaldı!

Lon'u bekleyelim.